Hakkımda
Birçoğumuz çocukluğumuzun geçtiği yerleri özlemle anar. Orası çorak bir toprak parçası da olsa güzeldir; çünkü bizden bir parçadır, o yer bizi anlatır. Belki de bu yüzden bir yerle kurulan bağ doğuştan değil, zamanla ve bakışla oluşur. Ve yine bu yüzden, yıllar sonra bile oraya dönmek isteriz.
Benim çocukluğum değişik yerlerde geçti; hiçbir yerde uzun yıllar yaşayıp kalıcı bir bağ kuramadığımı düşünüyorum. Zürih en uzun yaşadığım yer sayılır. Bu şehre kırk yaşından sonra bir göçmen olarak gelip, nasıl bir bağ kurulabilirse öyle bir bağ kurdum sanırım. Bu bağ çocukluk anılarımdan değil; öğrenmekten, anlamaya çalışmaktan ve soru sormaktan doğan bir bağ.
Bu sitedeki yazılar, Zürih’i benim nasıl gördüğüme dair bir şeyler anlatıyor. Bir taraftan tarihsel olayları ve efsaneleri aktarırken, bir taraftan da bunların bir şehri nasıl yarattığını, düşünme biçimini nasıl etkilediğini anlamaya ve anlatmaya çalışıyorum. Bu nedenle Zürihname bir gezi rehberi değil; bir kenti geçmişi ve bugünüyle okuma denemesidir.
Tarih, mekân, iktidar ilişkileri ve gündelik yaşam bu arka plan içinde kendi anlamlarını bulur. Mekân, bir binalar topluluğu ya da kullanım kolaylığı değildir; “tarafsız” bir şey hiç değildir. Mekânın da tarih ve gündelik yaşam gibi tarihsel, toplumsal hatta siyasal anlamları vardır. Bu yazılarda Zürih’i birlikte okumaya, birlikte düşünmeye davet ediyorum.
Duygu Mutlu