Bir Sosis, Bir Şehir: Zwingli’nin Reformasyonu (I)

Reform hareketinin en önemli temsilcileri Luther ve Calvin’dir kuşkusuz. Zürih’te ise reform hareketinin tartışmasız temsilcisi Huldrych (veya Ulrich) Zwingli’dir. Zwingli St. Gallen kantonunda doğdu, 6 yaşında iken iyi bir eğitim alabilmesi için babası tarafından Walensee’de kilise yönetiminde dekan olan amcasına verildi. Ardından Basel, Bern ve Viyana’da eğitim gördü. 22 yaşında Glarus’ta bölge rahibi seçildiğinde hem teoloji hem sanat alanında sağlam bir eğitim almış, Basel’de felsefe master’ı yapmıştı.

Hans Asper’in fırçasından Huldrych Zwingli portresi (1531 civarı)

Glarus’ta rahiplik yaptığı dönemde İsviçreli paralı asker taburlarına saha vaizi olarak katıldı. Novara ve Marignano savaşlarında yaşadıkları Zwingli’de derin bir yıkım yarattı. Yaşadıklarının etkisiyle paralı askerlik sistemine karşı sert tavır alan birine dönüştü. Genç Zwingli papalık yanlısıydı. Marignano savaşındaki konfederasyonun yenilgisi sonrası Glarus halkı Fransız ittifakından yana tutum almaya başlayınca Zwingli içine kapandı, Einsiedeln’de kilise faaliyetlerine döndü, Yunanca ve İbranice çalışmaya başladı. Dil konusundaki yetkinliği sonraki yıllarda Zürih İncili’nin hazırlanmasında ve Prophezei sürecinde çok işlevli olacaktır. Bu dönemdeki entelektüel faaliyetlerinin dışında bir de Erasmus ile tanışmasından bahsetmek gerek. Hümanist Erasmus’tan derinden etkilendi; Marignano’nun ardından, kendi tuttuğu atasözü derlemesine Erasmus’a ait şu sözü not düşt¨: “Cahillere savaş tatlı görünür” (Dulce bellum inexpertis).

Marignano Muharebesi (1515) — Zwingli’nin paralı askerlik karşıtlığının başlangıç noktası

Grossmünster Halk Rahibi (Leutpriester)

Bu dönemde Zürih hâlâ Konstanz piskoposluğuna bağlıydı. Ama Grossmünster yazısında anlattığım gibi Zürih şehir yönetimi siyasi çıkarları gereği papalıktan uzaklaşmaya çalışıyordu ve 1519’da oldukça bilinçli bir seçimle Zwingli’yi Grossmünster’in halk rahibi olarak atadı. Zwingli vaazlarında başlangıçta Erasmus’un İncil çevirilerini ve yorumlarını kullanıyordu, ancak giderek kendine özgü bir teolojik model oluşturmaya başladı. Azizlere tapınmayı reddetti, cehennem ateşine şüpheyle yaklaştı, vaftiz edilmeyen çocukların lanetlenmediğini ileri sürdü.

Grossmünster’in bir koro beyleri kilisesi olarak kurulduğunu Grossmünster yazısında anlatmıştım. Zwingli 1521’de aynı zamanda koro beyi de oldu ve böylece Zürih vatandaşlığı da kazandı.

Reformu Ateşleyen Sosis Yeme Olayı

Martin Luther daha Zwingli Zürih’e gelmeden önce,1517’de 95 tezini yayınlamıştı. Bu olay Reform hareketinin başlangıcı olarak kabul edilir. Zürih’te reformun başlangıcı olarak ise Sosis Yeme Olayı gösterilir. Sosis yemenin nasıl bir reform hareketini başlatmış olacağını anlamak, domuz eti yemenin haram kabul edildiği bir Müslüman dünyasında büyümüş olanlar için kolayca anlaşılabilir. Hıristiyan dünyasında Paskalya bayramından önceki 40 gün Büyük Perhiz diye anılır. Bu süre boyunca oruç tutulur ve bu süre zarfında etten uzak durulur(du). Büyük Perhiz’in ilk Pazar günü olan 9 Mart 1522’de matbaacı Christoph Froschauer’in evinde Zürih’in saygın temsilcileri ve bazı din adamlarından oluşan 12 kişilik bir grup topluca sosis yiyerek bu tabuyu kırdılar. Yemeğe katılanlar daha sonra Reform hareketinin önemli kişileri olacaklardı.

Stefan Haupt’ imzalı”Zwingli” filmindeki sosis yeme sahnesi. (2019)

Üç Zürih Tartışması – Birinci Tartışma

Bu oldukça provokatif eylem duyulunca Zürih şehir konseyi olayı kınadı ve soruşturma açtı. Zwingli yemekteydi ama kendisi sosis yememişti. Ancak “Yemek Seçimi ve Özgürlüğü Üzerine” adlı bir yazıyla sosis ziyafetini savundu. Şehir konseyi bunun üzerine din adamlarının tartışması gereken bir konu olduğuna karar verdi ve “Birinci Zürih Tartışması” denilen bir tartışma düzenlendi. Reformun kaderini değiştirecek olan üç Zürih tartışmasının ilki bu tartışma oldu. 29 Ocak 1523’te 600 din adamı ve laik konsey temsilcisinin önünde bu tartışma için toplandı. Zwingli İncil’in izin verdiği ve vermediği şeylere değindi, ona göre İncil esas alınmalıydı. Hıristiyanların özgürlüğü, piskoposların icat ettiği et ve şarap yasağından daha önemliydi, hatta tersine oruç tutmak Hıristiyan inancına aykırıydı. Konstanz piskoposunun gönderdiği heyet ise kilisenin otoritesi üzerinde durdu ve geleneklerden bahsetti. Konsey Katolik savunucularının argümanlarını zayıf buldu ve tartışmayı Zwingli’nin kazandığını ilan etti.

Birinci Zürih Tartışması (1523) canlandırması — Zwingli 600 kişi önünde Katolik heyetiyle tartışıyor

İkinci Tartışma – İkonaların Kaldırılması

Aynı yılın Eylül ayında Zwingli’nin yakın arkadaşı ve St. Petrus kilisesinin rahibi Leo Jud, aziz heykellerinin ve ikonların kiliselerden kaldırılması çağrısında bulundu. Aynı zamanda Mass ayininin özü ve niteliği de bir tartışma konusuydu. Mass ayininde ekmek ve şarabın İsa Mesih’in bedeni ve kanına dönüştüğüne inanılır. Daha doğrusu Katolikler, ayin sırasında yedikleri ekmeğin özünün İsa’nın bedeninin özüne, şarabın özünün de İsa’nın kanının özüne dönüştüğünü (Transsubstantiation) düşünürler. Böylece İsa’nın bedeniyle bütünleşmiş olurlar, Tanrı’nın lütfunu bedenlerine almış olurlar. Zwingli bu inancın küfre yakın bir şey, bir büyü inancı olduğunu ileri sürdü. Ona göre et bir işe yaramazdı, ruhu besleyen şey et değil inanç ve ruhtu. Ekmek ve şarabın İsa’nın bedenine ve kanına dönüşmesi fiziksel olarak imkânsızdır. Ayrıca buna gerek de yoktur; bu bir Gnadenmittel (lütuf aracı) değil, bir Gedächtnismahl (anma yemeği) olarak kabul edilmelidir. Ancak bu tartışma yapılamadı ve üçüncü tartışmaya ertelendi.

26 Ekim 1523’te başlayan ve üç gün süren tartışmaya 900 kişi katıldı. Şehir meclisi Konstanz piskoposluğuna da davet gönderdi ama piskoposluk kimseyi göndermedi. Ayrıca Chur ve Basel piskoposu ile konfederasyonun 12 üyesine de davetiye gönderildi. İkonaların ve aziz heykellerinin kaldırılması gerektiği kabul görmüştü ama bunun nasıl yapılacağı tartışıldı. Sonuç olarak her şeyin hemen kaldırılması yerine, halkın görüşleri yavaş yavaş değiştirilerek 6 ay içinde gönüllü olarak kaldırılmasına karar verildi. Sonuçta ikinci tartışmayı da Zwingli destekçileri kazandılar.

Üçüncü Tartışma – Mass’ın Kaldırılması

İkinci tartışmada ertelenen Mass ayini 13 Ocak 1524 tarihinde tartışıldı. Bu tartışmada Conrad Grebel ve Andreas Stumpf önderliğinde daha radikal bir grup, Zwingli’yi çok yavaş davranmakla suçladılar ve şehir yönetiminin acilen karar almasını istediler. Bunlar daha sonra Anabaptist hareketin kurucuları oldular. Zwingli ise Konrad Schmid gibi orta yolu savunan kişilerle birlikte hareket etti. Tartışmanın sonunda şehir meclisi Mass’ı kaldırmaya karar vermiş olsa da, bu tartışma Zwingli ile radikal kanat arasındaki kopuşu da ortaya koyuyordu.

Zwingli bir yıl sonra Mass yerine daha sade bir Efkaristiya töreni planladı; bu yeni tören her hafta değil yılda 4 defa yapılacak, sunak yerine örtülü bir masa ve tahta kaplar gibi gösterişten uzak bir anma töreni şeklinde düzenlenmişti.

Bundan sonraki yazıda Reformasyon’un ve Zwingli’nin öyküsüne devam edeceğiz. Zwingli’nin evliliğini, Anabaptistlere yapılan zulmü, Kappel savaşını bu yeni bölümde okuyabilirsiniz.