Zürih Gölü’nün Altındaki Şehir

Zürih’te göl kenarında yürürken insanın aklına pek gelmiyor. Suya bakıyoruz, teknelere bakıyoruz, belki biraz serinliğin tadını çıkarıyoruz. Ama o suyun, şehrin içinde nasıl dolaştığını, nerelere dokunduğunu pek düşünmüyoruz.

Oysa bugünlerde, göl ile şehir arasında yeni bir ilişki kuruluyor.

ewz’nin yürüttüğü CoolCity projesi, Zürih Gölü’nün derinliklerinden alınan suyu, doğrudan değil ama dolaylı bir şekilde şehrin enerji sistemine dahil ediyor. Bu su ne yakıt gibi kullanılıyor ne de klasik anlamda bir enerji kaynağına dönüşüyor. Daha çok, var olan sistemlerin daha az enerjiyle çalışmasını sağlayan bir aracı gibi düşünülebilir.

Gölden çekilen su, kapalı bir sistem içinde dolaşırken ısısını bırakıyor ve sonra yeniden göle dönüyor. Bu sırada şehir içinde kurulan düşük sıcaklıklı bir ağ, bu enerjiyi binalara taşıyor. Asıl iş ise binaların içinde, ısı pompalarında tamamlanıyor.

Yazın bu sistem neredeyse kendiliğinden çalışıyor. Göl zaten serin olduğu için, bu serinlik doğrudan kullanılabiliyor.

Kışın ise durum biraz farklı. Göl suyu ilk bakışta soğuk gibi görünse de, aslında dışarıdaki havadan genellikle daha sıcaktır ve sıcaklığı yıl boyunca oldukça sabit kalır. Bu yüzden tek başına yeterli olmasa da, iyi bir başlangıç noktası oluşturur. Isı pompaları bu düşük ama stabil sıcaklığı alıp yükseltir.


Yani sistem ısı üretmekten çok, üretim için gereken enerjiyi azaltıyor.

Bu yüzden CoolCity’yi anlamanın en doğru yolu onu bir “enerji kaynağı” olarak değil, bir enerji zekâsı olarak görmek belki de.

Şehrin altında ise bu hikâyenin görünmeyen kısmı var. Göl ile şehir merkezi arasında, yer yer 10–20 metre derinlikte uzanan tüneller kazılıyor. Borular bu tünellerden geçiyor, sistem yer altından ilerliyor. Yukarıda hayat neredeyse hiç değişmiyor; tramvaylar geçiyor, insanlar göl kenarında oturuyor, turistler fotoğraf çekiyor. Ama aşağıda, şehrin geleceğini taşıyan başka bir akış başlıyor.

Belki de Zürih’i ilginç kılan şey tam da bu:
Görünmeyen katmanları.

Göl sadece bir manzara değil,
yer altı sadece boşluk değil.

Ve şehir, aslında düşündüğümüzden biraz daha derin.