Lindenhof, Zürih’in tam ortasında bulunan bir teras alanıdır. Burada günün her saatinde insanlar gezer, nefes kesici Limmat manzarasını izler, ıhlamur ağaçlarının altında dinlenir, büyük satranç taşlarıyla satranç oynarlar. Ancak bu alan tüm Zürih tarihi boyunca bu şekilde boş bir alan değildi. Tersine şehre egemen olan bu alanda, şehre egemen olanların güçlerini gösterdikleri devasa yapılar vardı. Bu tepenin geçmişi Zürih’in tarihi ile özdeşleşmiştir. Bu tepedeki yapılaşma iktidar değişimlerini adeta resmeder, iktidar ve mekan ilişkisini açık bir şekilde gösterir. Zürih Kent Planlama Dairesi 2018 yılında Lindenhof’taki bu değişim sürecini anlatan bir broşür çıkardı. Titizlikle hazırlanan bu broşürde şehrin değişik iktidar aşamalarında Lindenhof’un nasıl göründüğüne dair temsili resimler çizildi. Bu yazıda bu resimler ve haritalar eşliğinde tepenin değişimini ve iktidarların nasıl temsil edildiğini anlatacağım.
Zürih, Alplerin güneyi ile Ren nehrini birbirine bağlayan bir geçit yeri olduğu için ticari ürünlerin taşındığı ve gümrük alınabilecek ideal bir yerdi. Roma İmparatorluğu döneminde burada küçük bir yerleşim olduğunu ve Romalıların bölgeye bir kale yaptıklarını biliyoruz. M.S. 300’lerde yapılan bu Roma kalesi 7 kuleli ve 2 kapılı idi. Sonraki dönemlerde yapılan binalar bu kalenin temel formunu kullanmıştır.

Roma’nın çöküşünün ardından kale de ortadan kayboldu. Ancak yüzyıllar sonra, Karolenjler bölgede egemenliklerini pekiştirmeye çalıştılar. Fraumünster kutsal otoritenin, saray ise laik iktidarın merkeyizdi. Orta Çağ’da krallar bir yerde sabit kalmazlardı, sürekli hareket halindeydiler, değişik yerlerde saraylar yapar ve oradaki iktidarlarını bu şekilde gösterirlerdi. Lindenhof’taki Karolenj sarayının da 800 ile 1000 yılları arasında yapıldığı tahmin ediliyor.

11. yüzyılda Karolenj İmparatorluğu’nun Doğu kısmı Roma-Germen Krallığı’na dönüştü. Heinrich III zamanında buraya yeni bir saray yapıldı. Salian hanedanının egemenliğini gösteren bu saray Karolenjlerin yaptırdığından daha da büyüktü, eski kale surlarının dışına taşıyordu. Kral 1055 yılında, 5 yaşındaki oğlu ile ondan bir yaş küçük olan, Savoy hanedanından Torinolu Bertha’yı bu sarayda evlendirdi.

Ancak imparatorluk içindeki farklı soylu ailelerin, hanedanların ve kilisenin çatışması sonucunda 1100 yılında Heinrich IV döneminde nihayet bir tür uzlaşma gerçekleşti. Zürih, Zähringer hanedanına bırakıldı. 12. yüzyıl tüm Avrupa’da surların patlama yaptığı bir yüzyıldı. O yüzden “taşın yüzyılı” diye anılır. Her yerde surlar yapılırken Zürih de durmadı tabii. Zähringerler buraya yeni bir saray yapmakla yetinmediler, şehrin tümünü saran surlar inşa ettiler. Surların bir bölümü Lindenhof tepesinden geçiyordu.

1218 yılında Zähringer hanedanının son varisi ölünce kral, Zähringer’lerin Zürih civarındaki bölgelerdeki mülklerini diğer iki soylu aile arasında paylaştırdı ama Zürih’i direkt kendisine bağladı ve Fraumünster’e de benzer ayrıcalıklar verdi. Bu dönemde şehir meclisi oluşturuldu, gerçi meclis üyeleri soylu ailelerden ve şövalyelerden oluşuyordu ama artık şehrin bağımsızlığı söz konusuydu. 13. 13. yüzyılda, Zürih’in ilk anayasası, önceden tasarlanmış bir plan olmaksızın, bir mozaik gibi ortaya çıktı. Yeni olan şuydu: Meclis ve yurttaşlar yasaları artık kendileri yapıyordu. Lindenhof bir yasa maddesinin konusu bile oldu: “Hiç kimse, avluya veya ona ait hendeğe tecavüz edemez (el koyamaz)…”

Lindenhof tepesi artık belediye meclisi ve vatandaşlar tarafından kullanılır, bir hanedanın sarayı burada görülmez. Kiliseler, loncalar ve dernekler burayı çeşitli etkinlikler, törenler ve anmalar için kullanır. Soylular ve vatandaşlar burada arbaletle atış gösterileri yapar.
Lindenhof artık herkesin tepesidir; kaleler ve saraylar yıkılmış, yerini ıhlamur ağaçlarının süslediği bir bahçeye bırakmıştır. Bütün bu geçmişin izlerini bugün bir şekilde görmek mümkün mü? Evet, kısmen olsa da Lindenhof-Keller’de görmek mümkün. Lindenhof’ta yapılan arkeolojik kazılarda Roma döneminde ve Orta Çağ’da Lindenhof’ta yapılan kale ve sarayların temelleri bulundu. Lindenhof 4 adresindeki bu Keller’e ücretsiz girebilirsiniz ancak girebilmek için Stadthaus’dan bir kimlik karşılığında anahtar almanız gerekiyor. Anahtarla metal kapağı kaldırıp merdivenle içeri giriyorsunuz.

Ayrıca Lindenhof’ta harika bir Zürih manzarası dışında, Roma dönemine ait bir mezar taşı, yine Roma dönemine ait bir sunak taşı ve tabii ki Hedwig çeşmesini görebilirsiniz. Bu çeşmenin öyküsünü başka bir yazıda yazmıştım.
Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşarak daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz.
